
Rahim kanseri bitkisel
Rahim kanseri Uterine Cancer Treatment Protocol Combination 9 protokolünü
Rahim kanseri Karaciğer 4 evre
2007 yılında annem rahim kanserine yakalandı. 2008 Ocak ayında ameliyat olarak rahim, yumurtalık ve tüpler alındı.
Kontrollerimizi yaparak 2013 Temmuz ayına kadar sorunsuz geldik. Yendiğimizi düşündük derken Temmuz ayında çekilen Pet BT de Karaciğer de metastaz(yayılım) geliştiği vurgulandı acilen ameliyat ve yapılması gerektiği vurgulandı. Biz Karadenizliyiz, Aslında aklımıza gelmedi değil ama artık her yer eksoz dumanları, genetiği oynanmış gıdalar, sahte ürünler, doğal olmayan yiyecek içecekler vs. vs. bu şartlarda normal insan bile belli bir zaman sonra sağlığını kaybetmeye başlıyor. Kanser hastasının zaten şansı yok gibi bir şey. Uzmanlarda zaten bu doğrultuda bilgi veriyor. Bakanlıklar devamlı sahte ürünleri açıklıyor ama ya açıklanmayanlar! Heleki büyük şehirlerde doğal ürün bulmak neredeyse imkansız.
Anne biliyorsunuz insanın en önemli varlıklarından biri. Ailemde herkes kanserden öldü hayatta kalan bir tek annem. 2013 Temmuzda karaciğer metastazı olarak yayıldığını Pet BT ile öğrenmiş olduğumuzda kafamızdan aşağı kaynar sular döküldü zannettik. Tam yendiğimizi düşünürken. O an içimizdeki acıyı size tarif edemem sudan çıkmış balık gibi oluyorsun. Ne yediğimizi ne içtiğimizi anladık, ayaklarım sanki yere basmıyor zannettim.
Aslında düşündüğünde mesleğim icabı kendimi çok güçlü sanırdım ama insanın başına gelince anlıyor.
Ne desem boş, çaresizlik. Ailecek perişan olduk.
Yapılan tahliller çekilen emarlar neticesinde karaciğerde yaygın metastaz ve safra kesesinde taş olduğu tespit edildi. Ne diyeceğimizi ne yapacağımızı şaşırdık. Çok yere gittik farklı konuşuldu biri ameliyat diğeri olmaz geç kalınmış yayılmış diğeri kemoterapi falan filan kafamız çok karıştı. Yer demir gök bakır bunu anlatamam yaşayan bilir herhâlde ne desem boş. Sonra annemle radikal bir karar alıp ne ameliyat olduk nede kemoterapi gördük.
Doktor düzenli yaptırıp bitkisel gıda kürlerimizi kullanmaya başladık. Aynı zamanda bio-enerji-rezonans da almaya başladık. Köylerden doğal ürünlerle beslenmesine çok dikkat ettik. İstanbul gibi bir yerde doğal ürün bulmak ve getirtmek maalesef biraz maliyetli oluyor.
Annemin durumu bizim irkilmemize ve ciddi boyutta araştırmaya itti. Türkiye de hatta yurt dışında bile bir çok konu da araştırma ve analiz yaptık. Kanseri değişik yollarla yenen çok insan olduğunu gördük. Bizde bu yöntemleri denemeye başladık. Maddi manevi ailecek seferber olduk. Allaha şükürler olsun çok iyi sonuçlar almaya başladık.
Her sabah ve her akşam anamı evde yaşıyor görmek bana canım oğlum demesi dünyalara bedel. Allahın da izniyle inşallah uzun yıllar yaşayacak.
Şu anda her şey çok güzel ve yolunda. Araştırmalarımızda ve edindiğimiz tecrübelerde şunları önemle vurgulamak istedik. Beslenme neredeyse kanserle savaşta en önemli yapı taşı niteliğinde.
Öyle ki yediğiniz içtiğiniz le kanser hücrelerini besliyor olabilirsiniz. Beslenmede asıl önemli olan yediğiniz ve içtiğinizin doğal olması. Beyaz ekmek yerine tam buğday unlu ekmek tüketilmesi tavsiye edilmektedir.
Şeker tüketiminden kaçınılmalıdır. Hazmı zor yiyecekler ve içecekler tüketilmemelidir. Uzmanlar Sebze ağırlıklı beslenmeyi vurgulamaktadırlar. Beslenmede en önemli kaynaklardan bir tanesi zeytinyağı. Zeytinyağı içerisindeki squalene maddesi sadece zeytinyağı ve köpek balığı kıkırdağı içerisinde var. Günde en az 100 gr tüketilmesi kanserle savaşta size katkı sağlayacaktır. C vitamini kanserle savaşta yine katkısı küçümsenemeyecek şekilde.
Kanser hastası en günde 3 kez olmak üzere duruma göre 3-10 gr arası kullanması gerekiyor. Fazla alım da çok da önemli değil sadece ishal yapıyor. Zaten büyük boşaltımımızın(dışkılama) günde en az 2 defa olması gerekiyor.
Kabızlık varsa büyük sorun var demektir. Keten Tohumu yağı yoğurtla beraber tüketildiğinde ortaya bir protein çıkıyor. Bu protein kanserle savaşta etkin bir rol üsleniyor.
Bio-enerji de kanserle savaşta etkin rol alıyor (rezonans). Baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik (frekans) ile kanser tedavi edileceği bilgisini internet ortamında bulabilirsiniz. Kanser hastaları zaman içinde kanser hücrelerinden dolayı kansız kalabiliyorlar. Carvacrol maddesi vücutta antibiyotik etkisi yarattığı gibi kan hücreleri sayısını hatırı sayılır derece de arttırmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.
Kanserle savaş ta önemli rol üstlendiği vurgulanmaktadır. Ayrıca saça sürüldüğünde yağlanmayı durdurduğu ve dökülmeye önleme de katkısı olduğu söylenmektedir. Yabancı sitelerde kanser üzerine Carvacrol ilgili bir çok yazı bulabilir inceleyebilirsiniz.
Vücuda kimyasal olarak ağır sanayide işlenmiş ürünler kullanmamalıyız. Örnek olarak şampuan yerine saf ve doğal zeytinyağı sabunu kullanmalıyız. Kıl deliklerinden bütün kimyasallar vücuda emilmektedir.
Daha doğrusu vücudumuza girenlerin doğal olmasına dikkat etmeliyiz. Bahsettiğimiz bu konularda kullanılanların doğal ve güvenilir olması çok önemli. Vücudumuzu kandırmamalıyız. Sonra üzülen hüsrana uğrayan yine biz oluruz. Kanser hastalarının ve sağlıklı insanların kesinlikle kabız olmamaları gerekmektedir. Kabız olunduğu durum da boşaltım sorunu var demektir. Dolayısıyla toksinler ve atıklar vücudumuz da beklemekte anlamına gelmektedir. Dolayısıyla vücudun asidik hale geldiği vurgulanmaktadır. Asidik ortam kanser hücrelerinin çoğalması ve gelişmesi için zemin hazırlamaktadır. Bu sebeple vücudumuz bazik yani alkali olmasına özen göstermeliyiz. Vücudu Alkali yapmak için Karbonat ta kullanabilirsiniz. Fazla karbonat kullanımı yine ishal yapmaktadır. İnternette kullanımı ile ilgili olarak bilgiler bulabilirsiniz.
Günde en az 2 defa büyük boşaltım işleminin yapılabiliniyor olması gerektiğini vurguluyor uzmanlar.
Keza en az 5 ve üzeri idrarınızı da yapmanız gerektiği vurgulanıyor. Annemin kanı HGB 5 kadar düştü ve kansızlık oluştu. Biz ailecek ve bilhassa annem bahsettiklerimizi harfiyen kullanmaktayız. Kemoterapiyi kendi kararımızla kullanmadık. Annemin bütün tetkik ve tahlillerinin önceki ve sonraki hallerinin raporları elimizde mevcut.
İsteyen olursa paylaşabiliriz. Çoktan ölmesi gerekirken sıkıntılarımız var ama hala çok şükür yaşıyor.
Kanser şu anda durmuş durumda. İnşallah bu şekilde savaşarak vücut kendi nasıl üretmişse yine aynı şekilde vücut tarafından yok olacaktır.
Recep Hocamız bizim için gerçekten candan içten seferber oldu. Bütün imkânlarıyla bize karşılıksız yardımda bulundu. İlk önce şifa Allahtan sonra da işin ehli insanlardan doğru tedavi ile şifa bulmak. Biz Allahın izniyle Recep DAĞISTANLI Hocamızı bulduk. Tedavimiz konusunda her türlü bilgi ve tecrübemizi sizinle paylaşabiliriz.
Bize uyguladığı kürlerle annemin kanseri durmak bir yana gerilemeye başladı.
Recep DAĞISTANLI hocamızdan Allah razı olsun. Bütün kanser hastalarımızı Allah şifa versin, sağlıklı insanlarımızın da sağlığını daim etsin.
